Zeytinyağı Hakkında

Türk'ler ilk olarak zeytinyağı ile Orta Asya'dan Anadolu'ya göç ettiklerinde tanıştılar. Doğu Roma mutfağında zeytinyağı vardı. Türk'ler zamanla zeytinyağlı yemekleri tanıdılar. İlk olarak Osmanlı sarayında yer alan zeytinyağı daha sonra tüm evlerin mutfağına girdi.
Bu gün Türkiye'de üç çeşit zeytinyağı üretilmektedir.
1-Sızma zeytinyağı; Natürel zeytinyağı da denir. Rengi yeşilimsi sarıdır, kokusu ve tadı yoğun olarak zeytine benzer. En kaliteli zeytinyağı türüdür. Çiğ olarak tüketilebilir, salatalarsa kullanılır.

2-Rafine zeytinyağı; fiziksel rafinasyon işlemi ile elde edilir. Asit oranı %0 dır. Bu zeytinyağına "light" adı da verilir. Zeytinyağının kuvvetli lezzetine alışkın olmayan ülkelerde tüketilir. Türkiye'de tek başına kullanılmayan bir zeytinyağı türüdür.
3-Riviera zeytinyağı; sızma ve rafine zeytinyağının belli miktarda karıştırılmasıyla elde edilir. Asit oranı en fazla %1 dir. Daha çok yemek yapımında ve kızartmalarda kullanılır.
Modern tıbbın kabul ettiği zeytinyağı;
Anne sütüne en yakın oranda linoleik asit içerir.
Yağsız inek sütüne zeytinyağı eklendiğinde, anne sütünü yeni bırakmış bebekler için anne sütü niteliğinde bir besin hazırlanmış olur.
Bütün yağların içinde hazmı en kolay olanıdır.
Yemeklerden önce içilirse, mideyi ülsere karşı korur.
Limon ya da kahveyle beraber 1-2 kaşık içilirse bağırsak faaliyetlerini düzene sokar.
Safra kesesi ve idrar yolları hastalıklarının tedavisinde etkilidir.
Zeytinyağı A, D, E, K vitaminlerini içerir. Bu vitaminler yaşlanmayı geciktirir, beynin uzun süre sağlıklı çalışmasını sağlar.
Zeytinyağı vücuttaki zararlı kolestrolu düşürür. Yaşlıların zeytinyağı tüketmesinde hiç bir sakınca yoktur.
Çocuklar için ideal bir kemik güçlendiricidir.
Cildi besler, yumuşak olmasını sağlar. Cildin genç görünmesine katkıda bulunur.
Bilinen en eski tarihinden itibaren masajlarda, vücudun ovulmasında, sabun yapımında cilt maskesi yapımında kullanılmaktadır.
Ağızda çalkalandığında diş etlerini güçlendirir, dişleri beyazlatır.
Görüldüğü gibi zeytinyağı Allah'ın insanlara bir lütfüdür. Türk'ler bir Akdeniz ülkesinde yaşadıkları için şanslıdırlar. Ancak ne yazık ki Türkiye'de zeytinyağı tüketimi diğer Akdeniz ülkelerine göre çok düşüktür. Zeytinyağını normal ölçülerde tüketen Akdeniz ülkelerinde kalp, damar rahatsızlıklarının çok az görüldüğü, Avrupa ve Amerika'da yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır.
İmkan olduğu ölçüde bu mucizevi yağı tüketmek hem sağlık hem de lezzet açısından yararlıdır. Bu nedenle hiç değilse haftada bir gün zeytinyağlı bir yemek hazırlamalı ya da salatalarda kullanılmalıdır.

Zeytinyağlı Börülce


1 Kg. börülce
1 Adet iri kuru soğan
2 Adet iri sivri biber
Üç çeyrek su bardağı zeytinyağı
1 Tatlı kaşığı biber salçası
1,5 Tatlı kaşığı tuz
1 Su bardağı sıcak su
2 Adet kesme şeker


 

# Börülceler yıkanır, suyu süzülür, başları koparılır, büyüklüğüne göre 2 ya da 3 parçaya bölünür.
# Soğan piyazlık ya da yemeklik şeklinde doğranır.
# Çukur büyük bir kaba, börülce, soğan ve tuz konur, börülcenin rengi değişene kadar ovulur.
# Tencereye zeytinyağı konur, orta ateşte ısınınca ince kıyılmış biber ve salça atılır, birkaç kez çevrilir.
# Biberin üzerine ovulan börülce eklenir, 3-4 dakika karıştırarak kavrulur.
# Üzerine kesme şekerler konur, sıcak su eklenir, tencerenin kapağı kapatılır, kısık ateşte 35-40 dakika pişirilir.
# İsteğe göre ılık ya da soğuk servis yapılır.

Not: Ege bölgesinde, zeytinyağlılar ılık olarak da tüketilir.
Banu Atabay


Daha fazla zeytinyağlı yemek tarifi için tıklayın